DOĞAL DİYE GÜVENLİ Mİ?


 

Sarı Kantaron Güvenli mi? “Doğal” Denilen Bitkisel Ürünlerde İlaç Etkileşimi Riski

Yazan: Nurten Sırma

Gıda Güvenliği Uzmanı • Gıda Mühendisi

Sosyal medyada her gün yeni bir “doğal şifa” önerisiyle karşılaşıyoruz. Bir bitkinin çayı, bir bitki özü, bir kapsül ya da “doğal destek” olarak sunulan farklı ürünler; kimi zaman ilaçlara alternatif, kimi zaman da herhangi bir sağlık sorununa çözüm gibi anlatılıyor.

Peki gerçekten doğal olan her ürün güvenli mi?

Bir bitkinin doğada yetişiyor olması, insan vücudunda etkisiz olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine bazı bitkiler, vücutta güçlü biyolojik etkiler oluşturabiliyor ve kullanılan ilaçların etkisini değiştirebiliyor.

Bu nedenle özellikle düzenli ilaç kullanan kişiler açısından “Bitkisel, o halde zararsızdır” düşüncesi ciddi bir yanılgıya dönüşebilir.

Bu konuda dikkat çekici örneklerden biri sarı kantaron (Hypericum perforatum).

ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleyici Sağlık Merkezi (NCCIH), sarı kantaronun farklı geleneksel tıp uygulamalarında uzun yıllardır kullanıldığını ve günümüzde özellikle depresyon belirtileri başta olmak üzere çeşitli amaçlarla tanıtıldığını belirtiyor. Ancak aynı kaynak, sarı kantaronun çok sayıda ilaçla tehlikeli, bazı durumlarda ise yaşamı tehdit edebilecek etkileşimlere yol açabileceğine dikkat çekiyor.

“Doğal” demek güvenli demek değil

Tüketicinin zihninde çoğu zaman şöyle bir denklem oluşuyor:

Doğal = sağlıklı

Doğal = güvenli

Doğal = yan etkisiz

Oysa bilimsel değerlendirme bu kadar basit değil.

Bir ürünün güvenliğini değerlendirirken yalnızca doğal kaynaklı olup olmadığına bakamayız. Ürünün içeriği, dozu, kullanım şekli, kişinin sağlık durumu ve aynı anda kullandığı ilaçlar da değerlendirilmelidir.

Sarı kantaron örneği tam da bu nedenle önemli.

Çünkü bilimsel çalışmalar bu bitkinin bazı kullanım alanlarındaki olası faydalarını araştırırken, aynı zamanda çok sayıda ilaçla önemli etkileşimler oluşturabileceğini de ortaya koyuyor.

Yani mesele sadece “Sarı kantaron faydalı mı?” sorusundan ibaret değil.

Asıl soru şu:

Sarı kantaronu kullanan kişi aynı zamanda hangi ilaçları kullanıyor?

Sarı kantaron nedir, ne amaçla kullanılıyor?

Sarı kantaron, bilimsel adıyla Hypericum perforatum, sarı çiçekleri olan bir bitki.

Tarih boyunca farklı geleneksel tıp sistemlerinde kullanılan bitkinin depresyon, mide ülseri, soğuk algınlığı ve yara iyileşmesine yardımcı olması gibi çeşitli amaçlarla kullanıldığı belirtiliyor.

Günümüzde ise sarı kantaron özellikle depresyon belirtileri için tanıtılıyor. Bunun yanında menopoz belirtileri ve başka bazı durumlar için de kullanımı araştırılmış durumda.

Bilimsel araştırmaların önemli bir bölümü sarı kantaronun depresyon üzerindeki etkisine odaklanıyor.

NCCIH'nin aktardığı bilgilere göre bazı çalışmalar, sarı kantaronun hafif ve orta şiddette depresyon belirtilerinde plasebodan daha etkili olabileceğini ve standart antidepresan ilaçlarla benzer etkinlik gösterebileceğini düşündürüyor.

Ancak ağır depresyon açısından ve 12 haftadan daha uzun kullanım sürelerinde durumun net olmadığı da belirtiliyor.

Burada çok önemli bir ayrım var:

Bir ürünün belirli bir konuda araştırılmış olması, herkes tarafından kontrolsüz biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.

Sarı kantaron ilaçlarla etkileşir mi?

İşte dosyanın en önemli başlıklarından biri bu.

Evet. Sarı kantaron çok sayıda ilaçla etkileşebilir.

NCCIH, sarı kantaronun birçok ilacın etkisini zayıflatabileceğini belirtiyor. Üstelik söz konusu ilaçlar arasında yalnızca günlük hayatta kullanılan ilaçlar değil; organ nakli sonrasında kullanılan ilaçlar, kalp ilaçları, kan sulandırıcılar, bazı kanser ilaçları ve HIV tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da bulunuyor.

Kaynakta etkileşim görülebilecek ilaçlar arasında;

bazı antidepresanlar, doğum kontrol hapları, siklosporin, bazı epilepsi ilaçları, bazı kalp ilaçları, bazı HIV ilaçları, bazı kanser ilaçları, varfarin ve bazı statinler sayılıyor.

Bu nedenle bitkisel ürün kullanımı, kişinin kullandığı ilaçlardan bağımsız değerlendirilemez.

Bitkisel ürün kullanan kişi neden kullandığı ilaçları mutlaka söylemeli?

Bir kişi doktorunun önerdiği ilacı düzenli olarak kullanırken sosyal medyada gördüğü bir “doğal destek” ürününü kendi kararıyla kullanmaya başladığında, konu yalnızca iki ürünün aynı anda tüketilmesi değildir.

Asıl mesele, bu iki ürünün vücutta nasıl etkileşeceğidir.

Bir bitkinin belirli bir ilaçla birlikte kullanılması, ilacın etkisini azaltabilir veya bazı yan etkilerin ortaya çıkma ihtimalini artırabilir.

NCCIH bu nedenle herhangi bir ilaç kullanan kişilerin sarı kantaron veya başka bir bitkisel ürün kullanmadan önce sağlık profesyoneliyle görüşmesini özellikle öneriyor.

Bu noktada tüketicinin sağlık profesyoneline yalnızca “vitamin kullanıyorum” demesi de yeterli olmayabilir.

Kullanılan ürünün tam adı ve içeriği mümkün olduğunca açık biçimde belirtilmelidir.

Antidepresan kullananlar özellikle dikkat etmeli

Sarı kantaron konusunda önemli başlıklardan biri de antidepresanlarla birlikte kullanımı.

NCCIH, sarı kantaronun bazı antidepresanlarla veya serotonini etkileyen başka ilaçlarla birlikte alınmasının serotoninle ilişkili yan etkileri artırabileceğini ve bu etkilerin ciddi olabileceğini belirtiyor.

Dolayısıyla kişinin depresyon tedavisi sırasında kendi kararıyla sarı kantaron eklemesi, “doğal destek” olarak değerlendirilecek basit bir tercih değildir.

Burada mutlaka ilaç-bitki etkileşimi değerlendirilmelidir.

Ayrıca depresyon ciddi bir sağlık sorunu olabilir. NCCIH de depresyon şüphesi bulunan kişilerin sağlık profesyoneline başvurması gerektiğini vurguluyor.

Doğum kontrol haplarıyla da etkileşebilir

Sarı kantaronla ilgili dikkat çeken bir başka konu doğum kontrol hapları.

NCCIH, sarı kantaronun etkisini zayıflatabileceği ilaçlar arasında doğum kontrol haplarını da sayıyor.

Bu nedenle:

“Ben ilaç kullanmıyorum, sadece bitkisel ürün kullanıyorum.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Bir kişi düzenli olarak kullandığı ilaç veya sağlık ürünlerinin yanında bitkisel bir ürün kullanıyorsa, bu bilgiyi sağlık profesyoneliyle paylaşmalıdır.

Kan sulandırıcı kullananlar için önemli uyarı

NCCIH'nin verdiği örneklerden biri de warfarin.

Warfarin, kanın pıhtılaşmasını azaltmak amacıyla kullanılan bir antikoagülandır. Sarı kantaronun etkisini zayıflatabileceği ilaçlar arasında warfarin de yer alıyor.

Bu örnek bize önemli bir noktayı gösteriyor:

Bir bitkisel ürünün ilaçla etkileşimi, tedavinin etkinliğini etkileyebilecek kadar önemli olabilir.

Dolayısıyla özellikle düzenli ve kritik tedaviler alan kişilerin bitkisel ürünleri kendi kararlarıyla tedaviye eklememesi gerekir.

Organ nakli sonrasında kullanılan ilaçlarda da dikkat

Sarı kantaronun etkileşebildiği ilaçlar arasında siklosporin de bulunuyor.

Siklosporin, organ nakli sonrasında vücudun nakledilen organı reddetmesini önlemek amacıyla kullanılan ilaçlardan biri.

NCCIH, sarı kantaronun siklosporin gibi bazı ilaçların etkisini zayıflatabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle “bitkisel ürün” ifadesi, ilaç tedavisinden tamamen bağımsız bir kategori olarak düşünülmemeli.

Sarı kantaronun yan etkileri var mı?

Evet.

Sarı kantaron yalnızca ilaçlarla etkileşim açısından değil, doğrudan oluşturabileceği yan etkiler açısından da değerlendirilmelidir.

NCCIH'ye göre ilaç kullanmayan yetişkinlerde belirli koşullarda 12 haftaya kadar kullanım genel olarak güvenli görünse de, yüksek dozlarda ağızdan alınması veya cilde uygulanması sonrasında güneş ışığına maruz kalmaya bağlı ciddi cilt reaksiyonları ortaya çıkabilir.

Bunun yanında ishal, baş dönmesi, uyku sorunları, huzursuzluk ve ciltte karıncalanma gibi yan etkiler de bildiriliyor.

Dolayısıyla:

“Bitkisel ürünlerin yan etkisi olmaz.”

ifadesi bilimsel olarak doğru değildir.

Gebelik ve emzirme döneminde sarı kantaron kullanılır mı?

Gebelik ve emzirme döneminde bitkisel ürün kullanımı ayrıca değerlendirilmelidir.

NCCIH, sarı kantaronun gebelik döneminde kullanımının güvenli olmayabileceğini ve doğum kusurları riskini artırabileceğini belirtiyor.

Ayrıca sarı kantaron kullanan annelerin emzirdiği bebeklerde kolik, uyku hali ve halsizlik görülebileceği bildiriliyor.

Bu nedenle gebelik veya emzirme döneminde “doğal olduğu için güvenlidir” yaklaşımıyla herhangi bir bitkisel ürün kullanılmamalıdır.

Bitkisel ürünler ilaçlar kadar mı denetleniyor?

Bu sorunun cevabı ülkeye ve ürünün hukuki kategorisine göre değişebilir.

Dosyada yer alan NCCIH bilgilendirmesi özellikle ABD'deki düzenleyici yapıya ilişkin.

NCCIH, ağızdan kullanılan birçok bitkisel ürünün gıda takviyesi olarak pazarlandığını ve bu ürünlerin düzenleyici yollarının ilaçlardan farklı olduğunu belirtiyor.

ABD'de gıda takviyelerinin ilaçlar gibi piyasaya çıkmadan önce FDA tarafından ön onaydan geçirilmediği; buna karşılık üretici ve dağıtıcıların ürünlerinin güvenliğini ve etiketlemesini değerlendirmekten sorumlu olduğu ifade ediliyor. Kamu sağlığı açısından güvenlik sorunları ortaya çıktığında FDA'nın da harekete geçebileceği belirtiliyor.

Bu bilgi özellikle internetten bitkisel ürün satın alan tüketiciler açısından önemli.

Çünkü bir ürünün internet üzerinde, markette veya başka bir satış kanalında bulunması tek başına:

“Bu ürün herkes için güvenlidir.”

anlamına gelmez.

Sosyal medyadaki “şifa reçetelerine” dikkat

Bugün sosyal medyada kişisel deneyimlerin sağlık tavsiyesi gibi sunulduğunu görüyoruz.

“Bana iyi geldi.”

“Ben kullandım, hiçbir şey olmadı.”

“Doğal olduğu için zararsız.”

“İlaç yerine bunu kullan.”

Bu tür ifadelerin temel problemi, kişinin sağlık geçmişinin, kullandığı ilaçların, dozlarının ve özel durumlarının bilinmemesidir.

Bir kişide sorun oluşturmayan ürün, başka bir kişinin kullandığı ilaçlarla etkileşebilir.

Bu nedenle sosyal medya deneyimleri bilimsel güvenlik değerlendirmesinin yerine geçemez.

Özellikle düzenli ilaç kullanan kişilerin sarı kantaron veya başka bir bitkisel ürünü kendi kendine tedaviye eklememesi gerekir. NCCIH de kullanılan bütün tamamlayıcı ve bitkisel yaklaşımların sağlık profesyonellerine bildirilmesinin önemine dikkat çekiyor.

“Doğal” kelimesinin tüketicide oluşturduğu güven

Gıda ve tüketici güvenliği açısından burada çok önemli bir iletişim problemi var.

“Doğal” kelimesi tüketicide güçlü bir güven duygusu oluşturuyor.

Ancak bir ürünün doğal kaynaklı olması, onun otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmez.

Bir ürünün güvenliğini değerlendirirken;

İçeriği nedir?

Hangi dozda kullanılıyor?

Nasıl kullanılıyor?

Kişinin sağlık durumu nedir?

Başka hangi ilaçlar veya ürünler kullanılıyor?

Bilimsel çalışmalar ne söylüyor?

sorularına bakmak gerekir.

Sarı kantaron örneği bize tam olarak bunu gösteriyor.

Sarı kantaron faydalı mı, zararlı mı?

Bu soruya tek kelimelik bir cevap vermek doğru olmaz.

Bilimsel araştırmalarda sarı kantaronun bazı kullanım alanlarındaki etkisi incelenmiş durumda. Özellikle hafif ve orta şiddette depresyon konusunda çalışmalar bulunuyor.

Ancak aynı zamanda sarı kantaronun çok sayıda ilaçla etkileşebildiği ve bazı etkileşimlerin ciddi sonuçlara yol açabileceği konusunda da güçlü uyarılar bulunuyor.

Dolayısıyla doğru yaklaşım:

“Sarı kantaron kesinlikle zararlıdır.”

demek de değil;

“Sarı kantaron doğaldır, herkes güvenle kullanabilir.”

demek de değil.

Doğru yaklaşım, kullanım amacını, bilimsel kanıtı, dozu ve kişinin kullandığı diğer ilaçları birlikte değerlendirmektir.

Tüketici bitkisel ürün kullanırken nelere dikkat etmeli?

Öncelikle düzenli kullanılan bütün ilaçlar ve takviyeler sağlık profesyoneline bildirilmelidir.

Özellikle şu cümle mutlaka kurulmalıdır:

“Bir ilaç kullanıyorum ve bunun yanında bu bitkisel ürünü kullanmak istiyorum.”

Çünkü değerlendirilmesi gereken yalnızca bitkinin kendisi değildir.

Bitki ile birlikte kullanılan ilaçların oluşturabileceği etkileşim de değerlendirilmelidir.

İkinci olarak sosyal medyadaki kişisel deneyimler bilimsel kanıt olarak kabul edilmemelidir.

Üçüncü olarak ürünün etiket bilgileri, içeriği ve kullanım amacı dikkatle incelenmelidir.

Ve en önemlisi:

Düzenli ilaç kullanan kişi, bitkisel ürünü kendi kendine tedaviye eklememelidir.

Doğal ürün kullandığımız ilaçların etkisini değiştirebilir mi?

Burada asıl soru:

“Sarı kantaron faydalı mı?”

olmamalı.

Asıl soru şu:

“DOĞAL DİYE KULLANDIĞIMIZ ÜRÜN, KULLANDIĞIMIZ İLACIN ETKİSİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?”

Sarı kantaron örneğinde cevap:

Evet.

NCCIH, sarı kantaronun çok sayıda ilaçla etkileşebildiğini ve bazı etkileşimlerin ciddi, hatta yaşamı tehdit edebilecek sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle bitkisel ürünleri değerlendirirken yalnızca “Doğal mı?” diye sormak yeterli değil.

Şunları da sormalıyız:

Ne içeriyor?

Ne kadar kullanılıyor?

Ben hangi ilaçları kullanıyorum?

Bu ürün kullandığım ilaçlarla etkileşiyor mu?

Bu kullanım için bilimsel kanıt ne söylüyor?

Benim özel durumumda sağlık profesyonelinin görüşü ne?

İşte güvenli kullanım yaklaşımı burada başlıyor.

Doğal olan her şey masum değildir

Bitkiler insanlık tarihi boyunca sağlık amacıyla kullanılmış olabilir.

Ancak tarihsel kullanım ile bilimsel olarak kanıtlanmış etkinlik aynı şey değildir.

Bir ürünün bitkisel olması da onun ilaçlarla etkileşmeyeceği anlamına gelmez.

Sarı kantaron bunun en dikkat çekici örneklerinden biridir.

Bilimsel veriler bazı kullanım alanlarında potansiyel faydaya işaret ederken, aynı zamanda çok sayıda ilaçla önemli etkileşimler oluşturabileceğini de gösteriyor.

Bu nedenle tüketiciye verilmesi gereken mesaj korkutmak değil, bilinçlendirmek olmalı.

Çünkü mesele “Bitkisel ürün kullanılır mı, kullanılmaz mı?” sorusundan daha geniş.

Mesele:

Doğru ürünü, doğru bilgiyle, doğru kişi için ve doğru koşullarda kullanmak.

Ve bu dosyanın en önemli cümlesi belki de şu:

DOĞAL OLMASI, ETKİSİZ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ. ETKİSİ VARSA, ETKİLEŞİM İHTİMALİ DE VARDIR.

Özellikle düzenli ilaç kullanan herkes, sarı kantaron veya başka bir bitkisel ürün kullanmadan önce sağlık profesyoneline danışmalı; kullandığı tüm bitkisel ürünleri ve takviyeleri sağlık profesyoneline bildirmelidir. NCCIH de özellikle sarı kantaron söz konusu olduğunda bu iletişimin önemine dikkat çekiyor.

Nurten Sırma

Gıda Güvenliği Uzmanı • Gıda Mühendisi

Bu yazı, tüketiciyi bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sağlık sorunlarının tanı ve tedavisi için sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

Kaynak: ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleyici Sağlık Merkezi (NCCIH) – St. John’s Wort.

Daha yeni Daha eski
{getPosts} $results={4} $label={Gıda} $type={block2}

نموذج الاتصال