Uluslararası Su Forumu ve 20. Dünya Su Kongresi




İstanbul’un Su Diplomasisi Sahnesine Çıkışı: Bir Ev Sahipliğinden Fazlası

İstanbul’un bu yıl Uluslararası Su Forumu’na, gelecek yıl ise 20. Dünya Su Kongresi’ne ev sahipliği yapacak olması, yüzeyde bakıldığında bir organizasyon takvimi gibi görülebilir. Oysa bu takvim, suyun artık sadece çevresel değil; ekonomik, jeopolitik ve gıda güvenliğiyle iç içe geçmiş bir stratejik başlık haline geldiğinin açık göstergesidir.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın çiftçilerle iftar programında dile getirdiği bu ev sahipliği vurgusu, aslında Türkiye’nin “su ve tarım diplomasisi” alanında kendine biçtiği rolün de altını çiziyor.

Su, Tarım ve Güvenlik: Ayrı Başlıklar Değil

Bilimsel literatür artık net:
Su, tarım ve gıda güvenliği birbirinden bağımsız politika alanları değil.

  • Küresel tatlı su kullanımının yaklaşık %70’i tarımda gerçekleşiyor (FAO verileri).

  • İklim değişikliği nedeniyle 2050’ye kadar dünya nüfusunun en az %40’ı ciddi su stresi yaşayan bölgelerde yaşayacak.

  • Kuraklık, tarımsal üretimi azaltmakla kalmıyor; göç, fiyat artışı ve sosyal kırılganlıkları da tetikliyor.

Bu nedenle su yönetimi, artık sadece bir çevre politikası değil; ulusal gıda güvenliği ve dış politika meselesi olarak ele alınıyor.

Türkiye Nerede Duruyor?

Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla yarı kurak iklim kuşağında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.300 m³ civarında ve bu rakam, Türkiye’yi “su stresi yaşayan ülkeler” kategorisine yaklaştırıyor.

Bu tabloya rağmen Türkiye:

  • Tarımsal hasıla bakımından Avrupa’da ilk sıralarda,

  • Küresel ölçekte ise ilk 10 ülke arasında yer alıyor.

Bu başarı, suya bağımlı bir sektör olan tarımda, suyun görece sınırlı olduğu bir ülkede elde ediliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin deneyimi, yalnızca ulusal değil, uluslararası düzeyde de ilgi çekici.

Su Verimliliği ve İsraf: Küresel Gündemle Örtüşme

Bakan Yumaklı’nın vurguladığı “Su Verimliliği Seferberliği”, aslında Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA 6 ve SKA 12) ile doğrudan örtüşüyor.

Bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor:

  • Sulama sistemlerinde basınçlı sulama ve dijital izleme uygulamaları, su tüketimini %30–50 oranında azaltabiliyor.

  • Gıda israfının önlenmesi, dolaylı olarak “sanal su kaybını” da azaltıyor. Çünkü çöpe giden her ürün, üretiminde harcanan suyun da kaybı anlamına geliyor.

Türkiye’nin sıfır atık, gıda kaybı ve su verimliliği politikalarını birlikte ele alması, bu açıdan bilimsel olarak doğru bir çerçeve sunuyor.

İstanbul’daki Kongreler Neyi Temsil Ediyor?

Uluslararası Su Forumu ve 20. Dünya Su Kongresi, yalnızca teknik toplantılar değil. Bu platformlar:

  • Küresel su politikalarının şekillendiği,

  • Finansman modellerinin tartışıldığı,

  • Tarım, enerji ve şehircilik politikalarının su ekseninde yeniden okunduğu alanlar.

Özellikle Dünya Su Kongresi, World Water Council ve ilişkili uluslararası ağlar açısından politika üretiminde referans kabul edilen bir organizasyon.

İstanbul’un bu toplantılara ev sahipliği yapması, Türkiye’yi sadece “uygulayıcı” değil; “sözü olan ülke” konumuna taşıma iddiası anlamına geliyor.

Tarım Diplomasisi: Sessiz Ama Etkili Bir Alan

Geleneksel diplomaside silahlar, enerji hatları ve ticaret konuşulur.
Modern diplomaside ise gıda, su ve iklim masanın merkezine oturur.

Türkiye’nin:

  • Su yönetimi,

  • Kuraklıkla mücadele,

  • Tarımsal üretim planlaması

konularında birikimini paylaşması; özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya gibi su stresi yaşayan bölgelerde yumuşak güç oluşturma potansiyeli taşıyor.

İstanbul’un ev sahipliği yapacağı bu kongreler, bir takvim notu değil;
Türkiye’nin suyu, tarımı ve gıdayı birlikte düşünen bir politika dili geliştirme çabasının vitrini.

Ancak bu vitrinin kalıcı bir etkiye dönüşmesi için:

  • Şeffaf veri paylaşımı,

  • Bilimsel izleme ve değerlendirme,

  • Çiftçiyi merkeze alan uygulamalar

olmazsa olmaz.

Çünkü su, sadece akıp giden bir kaynak değil;
geleceğin en stratejik sermayesi.


Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

İletişim Formu